Çok iyi dans eden ve erkekleri baştan çıkaran ve 1917’de casusluktan infaz edilen kadın: Mata Hari. Gerçekten casus muydu? Yoksa şanssız bir güzel miydi? Bu soruların bugün bile net bir cevabı yok, gelin sizinle beraber bu ilginç ve gizemli olayı irdeleyelim.

Mata Hari Kimdir?

Mata Hari, 1876’de doğmuştur, gerçek adı da Margaretha Zelle’dir. Margaretha, küçükken babası tarafından şımartılmıştı. Küçük kız, istediği her şeyi babasının alacağını düşünüyordu. Babasının da favorisi Margaretha’ydı. Ona bir sürü hediyeler alırdı. Fakat 1899’da babası, Margaretha’nın annesinden ayrılmış, başka bir kişiyle hayatını sürdürmüştü.

İlerleyen yıllarda ise Margaretha, Annesini de kaybetmiştir. Bundan sonra Margaretha’nın diğer yakınları, onun şımarık olduğunu bilerek hem düzelmesi hem de bir öğretmen olabilmesi için, Margaretha 14 yaşındayken okula yollanmıştır. Fakat 16 yaşındayken okulun müdürü ile ilişki yaşadığı için okuldan atılmıştır. Sonraki yıllarda ise Hollanda’da bir şehir olan Hague’e gitmiştir. O dönem burada da bir sürü sömürge subayı vardı.

O dönem de 38 yaşında olan Rudolf MacLeod adlı bir subay, gazeteye uyumlu bir kadınla evlenmek isteğini bunun için de kadınların başvurabileceklerini söyledi. O dönemde 18 yaşında olan Mata Hari de, bu subayların Hindistan’da, Endonezya’da lüks bir şekilde, hizmetçilerle yaşadıklarını düşündüğünden kendisi de başvuru yaptı. Ona göre, böyle bir subayla evlenmek kendi yaşamını çok iyi yapacaktı. Sonradan da görüşmede şunu söylemiştir: “Güneş’teki bir kelebek gibi yaşamak istiyorum.” Bunun üzerine subay ve Margarethe 1895’te Amsterdam’da bulunan Rijksmuseum adlı bir müzede buluşmuşlardır. 6 gün sonra ise de nişanlandıklarını açıklamışlardır. Ardında da Mata Hari ile Rudolf MacLeod Endonezya’ya gitmişlerdir.

Margaretha Zelle ve eşi Rudolf MacLeod

Hayat, Margaretha’nın Sandığı Gibi Çıkmadı

Margaretha’nın subay MacLeod’la evlenmesinin ardından, Margaretha için hiç de umduğu gibi gitmedi. Zengin olmayı ummuştu ancak Macleod’un çok az parası, bir sürü borcu vardı. Bunun yanında da subayın evlilik dışı ilişkileri de vardı. Subay, çocukları çok sevse de Margaretha’ya gerek maddi gerek manevi ilgiyi göstermemişti. Bununla da kalmamakla beraber, Subay MacLeod, sömürge askerleri arasında yaygın olan ve tedavisi olmayan bir hastalık olan “frengiyi” Margaretha’ya da istemeyerek bulaştırdı. Margaretha, sonrasında başka bir adamla kısa süreli bir ilişki yaşamaya başladı.

Kocası bunu öğrenince çok kızdı, sonrasında kocasıyla ikinci çocuklarının doğmasına rağmen evlilik hep sıkıntılı geçti. Birkaç yıl sonra, Subay MacLeod, Endonezya’nın başka bir tarafında garnizon kumandanlığına atandı. Orada kalacak bir yer bulmak içinse karısını ve çocuklarını bıraktı. Kısa bir süre sonra muhtemelen frengiden dolayı iki çocuk da hasta oldu.

Margaretha Zelle’nin Daha 2 yaşındayken kaybettiği Çocuğunun Babasıyla
Fotoğafı

Kumandan MacLeod, ve ailesi 1899’da tekrar buluşunca, Kumandan bir doktor istedi. Doktor da kendi uygun gördüğü tedaviyi çocuklara uyguladı. Fakat bu tedavi, yetişkinler için kullanıldığından dolayı çocuklara bu tedavi fazla geldi ve iki yaşındaki çocukları öldü. Sadece büyük çocukları Louise Jeanne MacLeod hayatta kalabildi. Bunun üzerine MacLeod, daha sakin ve uzak bir yere atandı.

Fakat ilişkileri pek yürümedi. 1902’de çift tekrar Hollanda’ya döndüğünde ayrıldı. Margaretha, kızını alabildi. Fakat hiç parası olmadığından kızına bakamayacağını düşündü için kızı, eski kocasına verdi. Kendisine göre yeni beyaz bir sayfa açmalıydı.

Mata Hari İçin Yeni Bir Sayfa: Paris

Mata Hari yeni bir hayata başlamak için, güzelliğine, baştan çıkarıcılığına güvendi ve Paris’e gitti. Orada bir sanatçının mankeni ve sirkte at binicisi olan çalıştı. Fakat bir arkadaşı, değişik şeyler arayan bir topluluğun önünde dans edebileceğini söyledi. Başka bir arkadaşı da isim olarak “Mata Hari”yi alabileceğini söyler. Mata Hari, Malaycada Gün doğumu, Şafak gibi anlamlara gelir. Arkadaşı da zaten bilerek böyle bir isim vermiştir, çünkü yeni bir hayat Margaretha için “şafaktadır”.

Mata Hari, kısa zaman sonra Paris’te bir Asya Müzesi olan Mussée Guimet’te dansından dolayı meşhur olur ve sonraki şovlarında Paris’in Aristokratlarından yüzlercesi bir dahaki dansına katılmak ister. Mata Hari’nin bu kadar çok beğenilmesinin sebebi ise hem çok iyi dans etmesi hem de dansının çok değişik olması. Zira, o dönem batıda, Asya dansları çok azdı. Cava tapınak dansı olan bu dans, Paris Aristokratlarının ilgisini çekmişti.

Ayrıca Mata Hari danslarını neredeyse çıplak olacak şekilde sergilerdi. O dönem bir suç olan “ahlaksızlıktan” hüküm giymemesinin sebebi ise yaptığı şeyi çok iyi açıklamasıydı. Kendisinin anlattığına göre bu dans, Endonezya’da bir gelenek olmuş bir danstı. Ayrıca, o dönemde Mata Hari, Paris’in en popüler ve istenilen kadını olmuştu. Öyle ki, eski yaşamından bir eser kalmamış olacak ki, Mata Hari, üst rütbeli subaylarla, diplomatlarla ve iş adamları gibi aristokrat kesimle de görülüyordu. Mata Hari, ileriki yıllarda da Avrupa’nın çeşitli yerlerinde dans ederek hayatını sürdürdü.

Mata Hari’nin Musée Guimet’deki Dansı, Mata Hari Kimdir?

Fakat, biraz yaşlanmaya başlamasından dolayı da performansı biraz düştü. Fakat yine de Paris’in ve Avrupa’nın en ünlü kadınlarından birisiydi. Ardından da 1914’te Birinci Dünya Savaşının patlak vermesiyle beraber hayatında pek bir değişiklik yaşanmadı; lüks yaşam tarzından ve savurganlıktan ödün vermedi. Kendi hayatındaki rahatlığa içerleyen, çocuklarını askere gönderen ve daha en basit ihtiyaçlarını savaştan dolayı zor karşılayan insanları anlamadı veya anlayamadı. Buna rağmen yine de hayatına devam etti.

Şimdi ise asıl konumuza geleceğiz. Lütfen bu anlattıklarımızı unutmamaya çalışın çünkü az sonra bize lazım olacaklar.

Mata Hari Ajan Mı Oluyor?

Mata Hari sürekli gezdiğinden ve çok dil bildiğinden bazı İstihbarat kurumlarının ilgisini çekmişti. Çünkü Mata Hari; diplomatlarla, üst rütbeli subaylarla kolayca görüşebiliyordu. Eğer Mata Hari’yi bir ajan yapabilselerdi kolayca bazı amaçlara ulaşılabilirdi. Bunun üzerine Mata Hari 1915 yılında Amsterdam’da iken, Alman Amsterdan Konsolosu Karl Kroemer; Mata Hari’ye Almanlar için casusluk yapmayı kabul etmesi halinde 20 bin frank önermişti. Mata Hari’nin görevi Fransız Rütbelilerinden (diplomat, asker, iş adamı vb.), Almanlara bilgi sızdırmaktı. Hatırlarsanız Mata Hari, diplomatlarla ve üst rütbelilerle rahatça görüşebiliyordu.

Ayrıca bugün, 60 bin dolara tekabül eden bu para o gün için çok değerli ve büyük meblağda bir paraydı. Mata Hari’nin parayı aldığı biliniyor fakat gerçekten Alman ajanı olup olmadığını tam bilemiyoruz. Mata Hari, ödemeyi işi kabul ettiğinden değil de; I. Dünya Savaşı başlarken kendisinden el konulan mücevherlerin, takıların bir geri ödemesi kabul ettiğinden de kabul etmiş olabilir. Ki bazı kaynakçalarda bu geçiyor.

Mata Hari, 1915. Licence: CC-BY-SA-3.0

Mata Hari bundan sonra 1915 yılının aralık ayında Hollanda üzerinden Fransa’ya geçmeye çalıştı. Normal olarak kendisi dahil tüm yolcular kontrol edildi. Mata Hari’nin bagajında veya üstünde şüpheli herhangi bir şey bulunamadı. Fakat yolcuları kontrol eden memur, Mata Hari’nin, Flemenkçe, İngilizce, Almanca, İtalyanca, Fransızca gibi dilleri bildiğini not etti. Fakat memur, yine de şüpheli bir şey bulmadı ve Mata Hari’nin de geçmesine izin verdi.

Paris’e döndüğünde savaştan pek nasibini almayan Grand Hotel’de kaldı. İlk günlerde takip edildiğinin farkına varmadı. Fakat işin aslında, o dönem yeni kurulan Fransız Savaş Bakanlığının Karşı Casusluk bölümü olan Deuxiéme Bürosunun amiri Georger Ladoux; Mata Hari’nin her saniye izlenmesini emir verdi. Mata Hari’nin telefon konuşmaları dinlendi, buluştuğu tüm kişiler not alındı, otelden çıktığı anda gittiği her yere kadar izlendi, özel eşyaları karıştırıldı; fakat Almanlara karşı çalıştığını gösteren hiçbir kanıt bulunamadı.

1916 yılında da savaş, Fransızların tarafında iyi gitmediği için Fransızlar, Mata Hari’yi kendileri için casusluk yapmasını planlarlar. Çünkü o günlerde Fransız Ordusu, çok kanlı çarpışmalara girmekte ve diken sırtındadır. Aynı dönem Mata Hari, Rus bir subay olan Vladimir de Massloff’a aşık olur. O dönem de Massloff, Fransızlar için çarpışmaktadır. Fakat çok geçmeden Massloff, o dönem Almanların kullandığı “fosjen” gazına maruz kalır ve bir gözü kör olur.

Fakat, Massloff yine de Hari’ye evlenme teklifi eder ve Hari bunu kabul eder. Mata Hari de sevdiğin yanına gidebilmek için Fransa’nın Vittel adlı bir bölgesine kendi sağlığı için olmak üzere de gitmek ister. Fakat, Mata Hari; Jean Hallaure diye bir insan tarafından bir tavsiye alır. Mata Hari’nin bilmediği şey ise Jean Hallure’nin Deuxiéme’de bürosunda rütbeli bir ajan olduğudur. Hallaure, Mata Hari’yi bir eve yönlendirir. Bu ev ise Deuxiéme bürosunun bir evidir. Mata Hari, bu eve gittiğinde orada karşılaştığı şey; Fransız ajanlar olur.

Oradaki ajanlar, Mata Hari’ye; eğer kendileri için Almanlara karşı ajanlık yaparsa ona yüklü miktarda para vereceklerini ve sevdiğiyle mutlu bir yaşam sürebileceğini anlatırlar. Mata Hari ise bu anlaşmayı kabul eder, işin sonunda kazanacağı para ise bir milyon franktır. Fakat Mata Hari, düşmandan da aynı benzer teklifi aldığını söylemez. Hari ya çok zeki ve kurnazdır ya da oldukça saftır. Çoğu tarihçi de ikinci seçeneceğin doğru olduğunu düşünüyor. Devam edecek olursak Hari, bu parayla da savaştan sonra, Massloff’la rahatça geçinebileceğini düşünür.

Mata Hari Ajan Mı

Deuxiéme bürosunun şefi olan Ladoux ise Mata Hari’ye yapması gerekenleri söyler. Ladoux’un söylediği şey, Mata Hari’nin İspanya’ya gidip kendilerinden bilgi beklemesiydi. Fakat Ladoux, asla belirli bir kişinin ismini veya bir hedefi Mata Hari’ye anlatmadı. Ayrıca, nasıl haberleşileceği gibi teknik konular hakkında da bilgi vermedi.

Bu İşte Bir Gariplik Var

Mata Hari, kendisine söylendiği gibi 1916 Aralık ayında Hollanda üzerinden İspanya’ya gitmeye çalıştı. Fakat daha önce de buna benzer bir şey olduğu gibi, aynı yerde Mata Hari yine durduruldu. Aynı yerde bir daha durdurulması, ister istemez Mata Hari’yi şüpheli yaptı. Bu yüzden de Mata Hari, Londra’ya götürüldü ve sorgulandı. Daha önce de olduğu gibi üzerinde şüpheli bir şey bulunmadı. İngilizler, Mata Hari’yi; Alman bir ajan olan Clara Benedix’e az çok benzediği için tutuyorlardı.

Çok geçmeden Mata Hari, Fransız ajanı olduğunu ve Deuxiéme bürosunun şefi olan Ladoux’un kendisini işe aldığını söyler. İngiliz yetkililer, Ladoux’a ulaşınca Ladoux Mata Hari’yi doğrular ve şu cevabı verir: “Hiçbir şey görmediniz, Mata Hari’yi İspanya’ya yollayın”. İngiliz istihbarat belgeleri de Ladoux’un bu açıklamalarını şöyle özetler: “Ladoux, bir zamanlar Mata Hari’nin bir Alman ajanı olmasından şüphelenmişti. Ladoux, Mata Hari’yi işe alırmış gibi yapacak ve Mata Hari’nin gerçekten Alman casusu olup olmadığını kesin bir şekilde öğrenecekti.”

Mata Hari hakkında kitap yazan Julie Wheelwright da şunları söyler: “Mata Hari, hayatında yeni bir sayfa açma konusunda çok başarılıydı. Fakat kendisin anlayamadığı şey, Savaş sırasında kendini bir ajan olarak tekrar yeni bir sayfa açmanın kolay olmadığıydı. Aksine, böyle bir şeyde riskler çok daha büyüktü. Ajanlık , Mata Hari’nin düşündüğü gibi bir oyun değildi.

The Fatal Lover: Mata Hari and the Myth of Women in Espionage Yazarı, Julie Wheelwright

Bu arada Mata Hari, Madrid’e varır. Bir süre bekledikten sonra bazı askeri bilgileri öğrenmek için faaliyete geçmeye karar verir. Mata Hari, İspanya’ya atanan ve Alman bir Ataşe olan Arnold Von Kalle’yi baştan çıkarır. Bu sırada da Ataşe, bazı bilgileri ağzından kaçırır. Ve belki başarılı oluyor gibi gözükür.

Bu süreçte Mata Hari kötü bir ajanlık rolü oynamıştır. Mata Hari, Ladoux’a açıktan mesaj göndermekle kalmayıp bunu hem mektupla hem de şifresiz bir şekilde yapmıştır. Ayrıca kolayca kesilebilen ve yollanılan mesajların alınabildiği bir şekilde bir telgrafla Ladoux’la iletişime geçmeye çalışmıştır. Bunun yanında da Ladoux’u sürekli telefonla da aramıştır. Zaten kendisi de tanınan bir yüz olduğunda ve Madrid’de bulunmasından da şüphe duyulmuştur. Fakat bunun suçlusunun Mata Hari olduğunu pek söyleyemeyiz zira Ladoux Mata Hari’ye bu konu hakkında pek bilgi vermedi.

Bundan sonra da Mata Hari, faaliyetlerinde devam ederken Ladoux’a mektup göndermeye devam etmiştir. Amacı, kendisine önerilen ikramiyeyi almaktır.

Mata Hari, devam eden süreçte İspanya’nın Fransız Elçisi Joseph Denvignes ile de ilişki kurar. Denvignes de ona aşık olur. Fakat ardından Mata Hari’nin başka erkeklerle beraber olması, Elçi’yi kızdırır. Ondan sonra da Mata Hari ajanlık faaliyetini, Elçi Denvignes’e anlatır. Denvignes, Mata Hari’ye Alman ataşeden daha fazla bilgi toplamasını söyler. Bu da Almanlarda Mata Hari’ye karşı olan bir şüphe uyandırır. Ayrıca, Mata Hari; Elçi Denvignes’in Paris’e kısa süreli gideceğini de öğrenince Ladoux’a mektup yazar ve Denvignes’in bu mektubu, Ladoux’a götürmesini ister.

Aynı dönem Mata Hari yine iş başındayken Ladoux, Madrid ile Berlin arasındaki tüm radyo dalgalarının dinlenmesini ister. Bunlar dinlenince de Mata Hari’nin Alman ajanı olduğu anlaşılır. Mata Hari de aynı dönem Paris’e dönünce ikramiyesini beklerken, Ladoux, onu görmeyi reddeder. Fakat, Ladoux ile Hari arasında iletişim kurulunca, Ladoux; Elçi Denvignes’ten haberi olmadığını söyler. Hari de Deuxiéme ofisine gidince kendisine Denvignes’in bilinmeyen biri olduğu söylenir.

Çok geçmeden de kesilen radyo sinyallerinde bir gariplik olduğu fark edilir. Ladoux’un Mata Hari’nin Alman casusu olduğunu gösteren radyo sinyalleri, Ladoux tarafından savcıya aynı yılın Nisan ayında da gösterilmiştir. Fakat, Mata Hari’nin casus olduğunu gösteren bu kayıtlar, sözde Aralık ve Ocak 1916’da alınmıştı. Aynı zamanda, Orijinal dokümanları gören tek kişi de Ladoux’tu. Fakat çok geçti, bu mesajlar Mata Hari’nin infazına sebep oldu. (Buna hemen sonra değineceğiz). Ladoux’a da casusluk suçlamalarından dava açıldı.

Mata Hari İçin Son Yaklaşıyor

1917 Ocağında Mata Hari için karanlık bir son yaklaşıyordu. Ladoux onunla görüşmeyi reddederken Hari, ayrıca parasız da kalmıştı ve başka bir otele geçmek zorunda kalmıştı. Bir ay sonra 12 Şubat 1917’de Mata Hari için casusluk suçlamalarından dolayı tutuklama emri çıkarıldı. Hemen ardından da Mata Hari tutuklandı, odası arandı ve eşyalarına el kondu. Mata Hari ise aylarca hapishanede çok kötü şartlar altında kaldı.

Mata Hari’nin Tutuklandığında çekilen fotoğrafı. Daha önceki resimlerle karşılaştırıp farkı anlayabilirsiniz.

Hazirana gelindiğinde Mata Hari için duruşmalar başladı. Kanıt olarak Ladoux’un Madrid ile Berlin arasındaki radyo sinyallerini kestirme emri vermesi sonucu elde edilen radyo sinyalleri vardı. 7 Tane olan jüri ise sürekli Mata Hari’nin casus olmasında ısrar ediyor ve Almanlara sağladığı bilgilerle 50 bin çocuğun ölümüne sebep olduğunu tekrar ediyorlardı. Fakat bunlar sadece söylentilerdi ve asla birinci dereceden kanıtlar bulunamadı.

Fakat Mata Hari karşısında devletin çok güçlü organları olduğu için ve avukatının da askeri duruşmalar için çok tecrübesiz olmasından dolayı ikinci dereceden kanıtlara bile göğüs geremedi. Bunun sonucunda da davanın kararı olarak Mata Hari’ye idam cezası verildi. Mata Hari 15 Ekim’de, bir piyade mangası tarafından infaz edildi. Çevredekilerin söylediklerine göre Mata Hari, infaz edileceği anda bile dik ve güçlü duruyormuş.

Çok çok eski bir filmden Mata Hari’nin infazı.

Fransız İstihbaratı ve Ladoux Gerçekten Ne Yapmak İstedi?

Ladoux’a casusluktan dolayı dava açıldığını size söylemiştim fakat bu dava sonradan düştü yani devam etmedi. Fakat madem Ladoux bir casus değildi neden Mata Hari’nin yaptığı şeyleri manipüle ederek onu Alman ajanı gibi göstermeye çalıştı? Bunu tam bilmiyoruz, fakat yüksek ihtimalle bunun nedeni; Fransızların savaştan çok darbe aldığından ve morallerin çok düşük olduğundan hem kamu oyunun hem halkın bir günah keçisi istemesi.

Ayrıca Fransız ordusu 1917’de çok yorgundu. Öyle ki bazı tümenler dağılıyordu, bazı askerler kaçıyordu. Zaten savaşın başından beri Fransız ordusu Ypres, Verdun gibi savaşlarda çok ağır kayıplar almıştı. Ki zaten savaşın başındada Tannenberg‘de Rusların aldığı yenilgide Fransızların daha savaş başından moralini düşürmüştü. Moralleri arttırabilmek için bir günah keçisi arandı: işte, Mata Hari de bu günah keçisi oldu.

Hollanda’da Mata Hari’nin Anısı İçin Bir Heykel

Son Söz

Bu yazımızda tarihteki ilginç bir konuya değinmek istedim. Gerçekten çok ilginç ve halen bazı sis perdeleriyle dolu olan bir hikaye. Biraz uzun bir yazı oldu fakat gerçekten ilginç bu olaya yakışan uzunluk bu olabilir gerçekten. Lütfen bir hatamız varsa bize ulaşmayı unutmayın, şimdilik hoşça kalın.

Kaynakça:

National Geographic History: Mata Hari ile alakalı sayı. (Sayıyı unuttum maalesef).

BBC (https://www.bbc.com/culture/article/20171020-who-was-the-real-mata-hari)

Time (https://time.com/4977634/mata-hari-true-history/)

orumlar

  1. İlginç bir hikaye. Başlarda biraz karışıyor lakin sonlara doğru anlaşılıyor. Emeğinize sağlık.

Yorum Yazın