Tannenberg Muharebesi 1914’de 26 Ağustos ve 30 Ağustos tarihleri arasında Alman toprağı olan Doğu Prusya’yı işgal etmeye çalışan Ruslara karşı başlatılmış bir harekattır. Savaşı Almanya ezici bir üstünlükle kazanmıştır ve Büyük Savaş’ın ilk yılındaki en önemli olaylarından biri olarak ve Ruslar için sonu kötü biten bir savaş olarak tarihe geçmiştir.

Tannenberg’e giden yol: Birinci Dünya Savaşı

28 Temmuz 1914’de Avusturyalı Franz Ferdinand’ın Sırp bir milliyetçi tarafından öldürülmesi savaşı başlattı, tabi ki de bu, görünür bir sebepti. Ve devletlerin büyük resimde daha büyük çıkarları vardı.

İngiltere ve Fransa, Almanya sömürgelerini ele geçirmek ve kendilerinkini korumak isterken Almanya, İngiltere ve Fransa’nın sömürgelerini almak istiyordu. Aradaki Rusya ise savaşı kazanıp Osmanlı üzerinden sıcak denizlere inip burada ekonomik faaliyetler yürütmek istiyordu.

Osmanlı Devleti ise kaybettiği toprakları geri almak ve az da olsa biraz sömürge kazanmak istiyordu. Bunun yanında siyasi yalnızlığı önlemek gibi etkenler de vardır.

1. Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde Avrupa’da dengeler. 1914
Licence: CC BY-SA 2.5

Savaşın 28 Temmuz’da başladığını düşünürseniz Tannenberg Muharebesinin savaşın en erken olaylarından birisidir. Ayrıca Birinci Dünya Savaşı demişken şu yazımızı da kesinlikel tavsiye ederiz: I. Ypres Muharebesi

Almanya’nın Savaş Stratejisi

Almanya, Schlieffen Planı’nı savaşta kullanacaktı. Bu plana göre Almanya, ilk olarak Fransa’yı hızlı bir şekilde işgal edecek ardından güçlü demiryolu sistemi ile Rusya’ya karşı savaşacak ve Rusya’yı yenecekti. Bu planın ana 2 varsayımı vardı: Fransa’nın hızlıca düşeceği ve Rusya’nın yavaş seferber olması.

Fakat bu iki temel varsayımda tutmadı zira Fransa beklenenden çok fazla direndi, Rusya da beklenenden çık hızlı seferber oldu. 17 gün sonra yani 15 Ağustos’ta Rus Çarlığı savaşa kendi içinde hazırdı.

Buna karşılık Almanlar Schlieffen Planı’da gidilen değişikliğe göre doğu cephesinde öncesinden daha fazla bir şekilde garnizon olarak birliklerinin %10-15’ini tutacaktı.

Buna rağmen de Rusya’nın, ordularını Galiçya’ya ve Doğu Prusya’ya yığması Almanya üzerinde büyük şaşkınlık yaşattı. Sonuçta 30 Temmuz’da verilen seferberlik emri, 4 Ağustos’ta uygulanmaya başlamış ve 15 Ağustos’ta tamamen Rus birlikleri seferber olmuştu.

Rusya, Doğu Prusya’da !

Rus ordusu Almanların, Fransa’daki ilerleyişini durdurmak ve Fransa’dan birlik ve kaynak kaydırmasını zorlamak için Doğu Prusya’ya girmeye başladı. İşgal planı olarak ise Konigsberg ya da Thorn’un ele geçirmesi söz konusu değildi çünkü bu bölgelerin etrafından dolaşmak çok uzun sürerdi ayrıca bu bölgeler çok iyi tahkim edilmişti.

Temsili Fotoğraf

Doğu Prusya’nın orta bölgelerinde ise Masuria Gölleri vardı. Buralarda Alman ordu tarafından iyi tahkim edilmişti ve Alman ordusu burada avantajlı konumdaydı.

Bu planları değerlendirdikten sonra Ruslar, Doğu Prusya’ya hem doğudan hem güneydoğudan girmeye karar verdiler. Fakat harekat riskliydi çünkü Rus orduları arasında çok mesafe olacaktı. Almanların çok güçlü tren yolları ile başları derde girebilirlerdi, zira Rusya’nın o bölgedeki tren yolu varlığı Almanya’nınkinden çok düşüktü.

Tannenberg Muharebesi Çok Yakın!

Başrolde iki general vardı: Güneydoğuda mevzilenen Samsanov ve epey uzakta ve doğuda mevzilenen Paul von Rennenkampf. Rennenkampf düşmanla karşılaşacaktı ve nitekim öyle oldu. Harekatın başlamasının hemen ardından Rennenkampf’ın ordusu, Alman 8. Ordusu ile karşı karşıya geldi.

Ardından plana göre Samsanov 2 gün sonra harekete geçecek ve Alman Sekizinci Ordusunu kıskaca alıp imha edeceklerdi. Bu plandaki yem Rennenkampf’ın ordusuydu. Buraya kadar iyi gözükebilir fakat Rus ordusu Rennenkampf’ın ve Samsanov’un düşündüğü kadar iyi ve teçhizatlı değildi. Tren yolu eksikliğinden de ikmal sistemi olması gerektiği gibi değildi.

General Samsanov (1859-1914)

Rennenkampf’ın ordusu 17 Ağustos’ta Stallupönen’de Almanları püskürttükten sonra ordunun morali iyice coşmuş ardından gelen birkaç yeni galibiyetle morelleri tavan yapmıştı. Bu süre zarfında Alman Generel Prittwitz paniğe kapıldı ve kendisine verilen emirlerin dışına çıkarak Vistül Nehri’ne çekildi.

Bunun sonucunda üsttekiler, geri çekilme emrini iptal edip General Prittwitz yerine Paul von Hindenburg’u ve Erich Ludendorff’u atadı. Bu generaller Rus ordularına saldırma kararı aldı.

Gerekli olan şey sabır ve Rus ordularını izlemekti. Zaten Ruslar lojistik problemler çekiyordu. Coğrafi şartlar Rus I. ve II. Ordularını ayıracaktı zaten! Gölün veya ormanın içinden geçemeyeceklerine göre etrafından dolaşacaklardı.

Yerden, havadan Almanlar, Rusları takip ettiler iletişim hatlarını bile dinlediler. Öyle ki General Hindenburg savaş sonrası şöyle demiştir: “Uçaklarımız olmasaydı Tannenberg olmazdı.

Almanlar açısından Almanların Tannenberg civarında kazanmaları gerekliydi! Geri çekilmeleri orduyu büyük bir sıkıntıya sokacaktı ve Almanya adeta tost olacaktı. Zaten Batı cephesinde savaşın daha süreceği anlaşılmıştı ki doğuda erken kaybedilen bir savaşın geri dönüşü olmayabilirdi.

Paul von Hindenburg.

Tannenberg Muharebesi Başlıyor

Rus orduları hala plana uyuyordu, Rennenkampf, Alman 8. Ordusunu kontrol altında tutmaya devam etmekteydi zira bu Samsanov’a zaman kazandıracak ve 8. Orduyu çevireceklerdi.

Alman 8. Ordu kumandanı Max Hoffman, Rennenkampf’ın çok savaş ilerlediğini fark etti bunun sonucunda kağıt üzerinde iki Rus ordusuna da saldıracak bir plan kurdu. Bu planı General von Hindenburg ve yardımcısı onayladı.

Plan şöyle işledi: İlk olarak 8. Ordu’da 4 kolordu vardı ve bunların hepsi dağıtıldı birisi demir yolu hattı ile Samsanov’un ordusunun pek dikkat etmediği kanadına mevzilendiler yani güneydoğuya. 2 Alman kolordusu da Samsanov’un diğer kanadına mevzilendiler. Yoksa kurtlar avını sessizce çeviriyor muydu? 4. Kolordu da Samsanov’un güzergahında olan Tannenberg köyüne mevzilendi.

Garnizon olarak da Rennenkamfp’ın ordusunun karşısına atlı birlikler bırakıldı zira zaten Rennenkampf’ın amacı saldırmak değildi, o yüzden güçlü bir garnizona gerek yoktu. Zaten herhangi bir saldırı bile olsa o bölgede Alman tren yolu varlığı çok güçlüydü, bunun sonucunda cepheye anına aktarım yapılabilirdi.

Samsanov’un ordusu, 22 Ağustos civarında Tannenberg köyüne yaklaşmaya başladı. Fakat ilerleyen günlerde az ilerleyebildiler çünkü ikmal sıkıntısı vardı. Rus demir yolları bu bölgede pek aktif değildi.

Kolorduların Samsanov’un ordusunun kanatlarına yaptığı saldırı iyice artmıştı. Zaten ikmali az olan ve arkadan destekleyecek birlik olmayan Samsanov’un ordusu yani İkinci ordu kısa bir süre içinde imha edildi.

Zira Alman istihbaratı da Rennenkampf’ın yardım edemeyeceğine dair “şifresiz” yolladığı mesajı ele geçirmişti. Bu yüzden Alman kuvvetleri gönül rahatlığıyla Samsanov’un ordusuna saldırdı.

General Hindenburg savaşı yönetiyor. 1914

3 günde 230 bin askerlik ordunun çoğu öldü, esir düştü veya yaralandı. Ağır bir şekilde mağlup olan General Samsanov kaçtığı ormanlık bölgede intihar etti. Buna karşılık Alman 8. Ordusu yani General Hindenburg yönetimindeki ordu sadece 20 bin kişilk bir kayıp verdi.

Savaşın başında savaşın yönü Almanlara dönmüştü. Ruslara da büyük bir ders olmuştu. Kimse savaşın başlamasından bir ay sonrasında böyle bir olay olacağını tahmin edemezdi. Belki de bu bir sınavı ve Almanya demir yollarıyla, askerleriyle bu sınavdan büyük not almıştı.

Almanlar açısından kazanılması gereken bir savaş kazanılmıştı. Doğu cephesindeki tehdit büyümeden çökertilmiş, Ruslar geri adım atmak zorunda bırakılmıştı. Artık Ruslar yapacakları saldırıyı bir kere değil, iki kere de değil, yirmi kere düşüneceklerdi.

İlginç bir ayrıntı ise 15 Temmuz 1410’da Lehistan ve Litvanya Dükalığı ittifak yaparak, Töton şövalyeleri’ne saldırdı. Bu savaş Almanlar ile Slavların savaşıydı. Sonuç ise Almanlar için felaketti. Anlaşılıyor ki Almanlar bu yenilgiyi unutmadılar. Ellerine bir fırsat geçti ve bunun intikamını aldılar!

Son Söz

Önemli bir tarihsel olayı ele almak istedim. Kısa ama öz oldu bunun yanında bilgilendirici de. İyi okumalar. Lütfen bir hatam var bize ulaşınız. Şimdilik Hoşça kalın.

Kaynakça

Ian Westwell, I. Dünya Savaşı Ansiklopedisi, İş Bankası Kültür Yayınları

Kısa Birinci Dünya Savaşı Tarihi, İlkin Başar Özal

Yorum Yazın